2 Ocak 2016 Cumartesi

HÜR OLUP YÜKSELMELİYİZ ULU BÜTÜNE



UZAKTAKİ KARDEŞİME
” Bu şiir, Türkiye’nin Kurtuluş Savaşına atfen,
Büyük şair Mağcan Cumabay tarafından
Kazakistan’da 1918-1919 kışında yazılmıştır.”


Uzakta ağır azap çeken kardeşim
Solmuş laleler gibi kuruyan kardeşim
Etrafını sarmış düşman ortasında
Göl gibi gözyaşı döken kardeşim
Önünü ağır kaygı örtmüş kardeşim
Ömrünce yaddan cefa görmüş kardeşim
Hor bakan, yüreği taş, kötü düşman
Diri diri derini soymuş kardeşim
Ey Pirim! Değil miydi Altın Altay
Anamız bizim? Bizlerse birer tay
Bağrında yürümedik mi serazat
Yüzümüz değil miydi ışık saçan ay?
Alaca altın aşık atışmadık mı?
Tepişip bir döşekte yatışmadık mı?
Anamız olan Altayın ak sütünden
Beraber emip, beraber tadışmadık mı?
Akmadı mı bizim için dupduru bulak
Şarıldayıp, gürül-gürül dağdan inerek
Hazırdı uçan kuş, kopan yel gibi
Dilesek bir bir atlar, tıpkı Burak
Altay’ın altın günü nazlanarak
Gelende sen pars gibi bir er olarak
Akdeniz, Karadeniz ötelerine
Kardeşim, gittin beni bırakarak
Ben kaldım yavru balaban, kanat açamam
Uçsam diye davransam bir türlü uçamam
Yön bulduran, yol gösteren can kalmadı
Yavuz düşman koyar mı şimdi beni
vurmadan
Kurşunlar genç yüreğime saplandı
Günahsız temiz kanım su gibi aktı
Kansız kalıp kuruyup bayıldım
Karanlık hapse sıkıca kapattı
Görmüyorum gece gezdiğimiz ovayı
Gündüz güneşi, gece gümüş nurlu ayı
Nazlı nazlı ipek kundaklara sarmalayıp
Bizi büyüten altın anam Altay’ı






Ey Pirim! Ayrıldık mı ulu bütünden?
Dağılıp yılmayan yağan oklardan
Türk’ün pars gibi yüreği varken
Korkak kul mu olduk düşmandan sinen
Kudrete hamle eden Türk’ün canı
Gerçekten hasta mı, bitti mi hali?
Ateşi söndü mü yürekteki, kurudu mu
Kaynayan damarındaki atalar kanı
Kardeşim sen o yanda, ben bu yanda
Kaygıdan kan yutuyoruz, bizim adımıza
Layık mı kul olup durmak? Gel gidelim
Altay’a, ata mirası altın tahta
MAĞCAN CUMABAY

 





















HÜR OLUP YÜKSELMELİYİZ ULU BÜTÜNE 
Bu şiir Kazakistanlı kardeşimiz  büyük şair Mağcan Cumabay’ın 1918  yılında   Türkiye Türkler’i  için yazdığı şiire atfen;  bir minnet şiiri  olarak Uşak’ta (2016) kaleme alınmıştır.

Ey bizi unutmayan,   kendi uzakta 
Yüreği,  yüreğimizle çarpan  kardeşim
Ey kendi  esaretini unutup 
Dertlerimizle dertlenen,  kardeşim

Ey can kardeşim, ey kan kardeşim, ey yitiğim
Anamızdan ayrılalı beri biz, dertlerimizle büyüdük
Büyüyen biz değildik,  sanki çilemiz ve yükümüz
Dile gelmez dertlerimiz,  hasretiz  sana ey özümüz

Altaylardan kopan bir yel olduk, estik…
Yeni yeni yurtlara ,  obalara   kurulduk
Kılıçlarımızda kan,  can aldık can verdik
Nice nice  yeni  medeniyetler kurduk

Hatırlarım hiç unutmam bende Atamı 
Amansız düşmanlar  sarsa da  dört bir yanımı
Korkmam, kaçmam, bırakır mıyım hiç vatanı
 Üzülme kardeşim, boğacağız bir gün elbet düşmanı

Türkün kanı kurumadı, kurumaz asla
Üzeri küllense de, özü  için için  yanmakta
Düşmanlar başımıza gülle olup yağsa da
Can vermeye hazırız, yılmayız asla

Unuttuk sanma sakın kardeşim  sizleri
Unutmadık hiç aynı çadırda büyüdüğümüz günleri
Anarak mazideki o eşsiz destanları
Ruhumuzda esmekte  hep hasretlik yelleri

Ey kardeşim, kardeş kardeşi arar imiş her zaman
Ak sakal  dedelerimiz yol gösterirdi   bize her an
Yiğitçe cenk ederdik, güreşirdik   hiç durmadan
Sığamazdık obalara, taşardık ovalardan


 Ey yiğit kardeşim, sen o yanda ben bu yanda 
Kardeşlerimiz saçıldı hep dört bir yana
Biliriz  hepimiz, ulu  bütünden bir parça
Türk’ün ayak bastığı her  yer Türk’ün ola

Ey kan kardeşim, hür olmalı atlarımız
Obalarımız, diyarlarımız, yükselmeli  her an adımız
Türk’e kilit vurulmaz, dağları parçalarız…
Bir volkandan  kopan,  kor alev  parçasıyız

Korkma kardeşim korkma!  Uç sende özgürce
Sakın geri durma, düşman beni vurur diye
Hangi kartal uçmamış ki  hiç yeryüzünde
Hür olup yükselmeliyiz  ulu bütüne…
Ali HANLI

 
Türkiye’de  özellikle Uşak’ta   okuyan onlarca  Kazak öğrenci kardeşlerime  ve kardeşliğe gönül veren tüm dostlarıma selam olsun…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder